“Reşad Halife” veya “Rashad Khalifa”

Mayıs 6, 2022 0 Yazar: admin

Bu kez konumuz çok farklı, bir kişi; tarihe adını yazdırmış biri: Reşad Halife. Kendisi yeni kuşak (namıdiğer Z kuşağı) tarafından pek bilinen bir isim değil ancak yoldaşı Edip Yüksel sayesinde hergün binlerce insan öğrenmeye ve tanımaya devam ediyor onu. Edip Yüksel, yazmış olduğu kitaplar; makaleler ve sosyal medya paylaşımları ile Reşad’ın ismini yaşatmaya devam ediyor. Her ikisini de sevenler olduğu gibi sevmeyenler de var elbet. Ancak bu yazıda konumuz ne savundukları değil, Reşad Halife’nin kendisi.

Rashad Khalifa

Reşad Halife, 19 Kasım 1935’te Mısır’da doğdu. Mısırlı bir biyokimyager, ziraat mühendisi olarak Amerika’da yaşadı. Arizona Üniversitesi’nden biyokimya alanında yüksek lisans ve Kaliforniya Üniversitesi, Riverside’dan doktora derecesi aldı. ABD vatandaşı oldu ve Tucson, Arizona’da yaşadı. Amerikalı bir kadınla evlendi, bir oğlu ve bir kızı oldu. Dr. Halife, yaklaşık bir yıl Libya hükümetinde bilim danışmanı olarak çalıştı, ardından Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü’nde kimyager olarak çalıştı. Daha sonra 1980’de Arizona Eyalet Kimya Ofisi’nde kıdemli kimyager olarak çalıştı.

1968-1974 yılları arasında Kuran’ı bilgisayar ortamına aktararak üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda Kuran’da 19 asal sayısı ile dizayn edilmiş matematiksel bir sistem keşfetti. Tanrı’nın, kitabı sayılar ile kodlamış olduğunu ve bu kodlamanın insan aklıyla yapılması mümkün olmayan bir şey olduğunu dile getirdi. Kuran’ın Tanrı kelamı olduğunun kanıtı olarak gördüğü “19 Mucizesi”ni 1974 yılında tüm dünyaya ilan etti.

1974 yılından sonra 19 Mucizesi büyük kitleler tarafından kabul edildi. Dönemin ünlü konuşmacılarından İslam Propaganda Merkezi Başkanı Ahmed Deedat bu konuda birçok konferans verdi ve “Kuran En Büyük Mucize” isminde bir kitap yayınlayarak 19 Mucizesi’ni duyurmaya çalıştı. O dönem Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanı olan Tayyar Altıkulaç da “19 Mucizesi”ni kabul etti ve savundu. Ancak yükselen itirazlar sonucunda geri adım atmak zorunda kaldı.

Sonrasında Reşad Halife, İslam dininin hadisler tarafından çürütüldüğünü ve dinin tek kaynağının Kuran olması gerektiğini savundu. Tanrı’nın Kuran’daki 3:81, 33:7, 46:9-11 ve 72:26-28 ayetlerinde haber verilen elçisi olduğunu iddia etmesi ile İslam dünyasının tüm tepkilerini üzerine çekti. Reşad Halife, hadis ve sünnetin “şeytanî bidatler” olduğunu, hadislerin peygamber Muhammed adına uydurulmuş, kitleleri dinden ve Allah’tan uzaklaştıran uydurmalar olduğunu, sadece Kur’an’ın dinî kaynak alınması gerektiğini savundu. Geleneksel İslam anlayışına ve din adamlarına ters düşen düşünceleri tartışmalara yol açtı. 19 Mart 1989 tarihinde toplanan ve aralarında Abdülaziz bin Baz ile Yusuf Kardâvî’nin de bulunduğu 38 kişilik “Dünya İslam Fıkıh Konseyi” tarafından Salman Rüşdi ile birlikte ölüme mahkûm edildi. Kendisi hakkındaki ölüm fetvası ve tehditlerine rağmen Tucson Camisi’nde arkadaşları ile buluşmaya ve ibadet etmeye, Kuran’ı dinin tek kaynağı olarak savunmaya devam etti. 31 Ocak 1990 tarihinde şafak namazı için mescide girdiğinde sünni islamcılar tarafından 29 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Ölümü ABD’de ve tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.

Reşad Halife’nin öldürülmesi ABD TV Kanallarında

“Dünya İslam Fıkıh Konseyi” Reşad için ölüm fetvası verdiğinde Türkiye’de geleneksel din anlayışını savunan bazı isimler fetvaya destek vermişti. O dönem yayımda olan “Nokta Dergisi” Nisan-1989’da yayımladığı sayısında “Amerlikalı Halife’nin Kuran’ı Değiştirme Çabası” başlıklı haberi ile bu konuyu işlemişti. Reşad ve onun yoldaşı Edip ile yapılan röportaj da dergide yer almaktaydı. Aşağıda derginin bu haberini bulabilirsiniz.

Nokta Dergisi / Kapak
İçindekiler
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Sayfa 20 / Tayyar Altıkulaç & Mehmet Metiner & Haluk Nurbaki
Sayfa 21 / Hüseyin Hatemi
Sayfa 22 / Abdurrahman Dilipak
Sayfa 23 / Son
Haberin son iki sayfasında “Edip Yüksel” Röportajı

Yazının devam edeceğini belirterek herkese iyi okumalar dilerim…