Delibo [Murat Uyurkulak]

Temmuz 16, 2021 0 Yazar: admin
Delibo / Murat Uyurkulak

Merhaba,

Uzun zamandır yeni yazı ekleyemedim. #Türkiye‘de doktor olmanın verdiği aşırı iş yükü nedeniyle ne kendime ne aileme ne de hobilerime vakit ayırabiliyorum. Yine de haftada bir kitap okuyabilmeyi şans olarak görüyorum, buna bile bütçe ayıramayan; zaman bulamayan #işçi, #emekçi kardeşlerimizi düşündükçe.

Yaptığımız iş #sekonder travmaya neden olarak aşırı yükleme yapıyor psikolojimize. Uzun yıllar içerisinde farkında olmadan birikiyor bilinçaltımız. Son zamanlarda #agresif bir adam oluverdim herhalde bu nedenle. “Kendi çapınızda eğlenmişsiniz, çocuk oyuncağı bu yaptığınız” diye düşünebilirsiniz ama biz bir kitap kulübü kurduk işyerinde. Yedi arkadaş (hepsi meslektaşım) her hafta bir kitap okuyor ve tartışıyoruz. Geçtiğimiz hafta Murat Uyurkulak‘ın #Delibo isimli yeni romanını okuduk.

Yazara #tweeter üzerinden ulaşmaya çalıştık. Açıktan mesaj gönderdik ama galiba kendisinin sosyal medya ile pek arası yok. Yüksek ihtimal mesajlarımızı görmedi. Sağlık olsun. Sevdi ve saygı beslediğimiz bir abimizdir. Ne zaman fark ederse bir göz kırması yeter bize.

“Delibo” isimli kitaba gelecek olursak:

Ben, Murat Uyurkulak’ın TOL isimli romanını okumuştum yıllar önce. Edebiyat bilgisine çok güvendiğim bir arkadaşım hediye etmişti. “İyi ki okumuşum” demiştim. Çok etkilemişti beni. Delibo’ya da peşin olumlu düşünceler ile başlamıştım ve kulübe ben önermiştim.

TOL / Murat Uyurkulak

Delibo’yu ben çok beğendim. Konusu çok merak uyandırıcı: başladığımda hızlıca bitirmek, sonunu hemen öğrenmek istedim senaryonun. Yazarın edebi dili zaten çok iyi. Ancak bazı karakterler çok karikatürize. Kitap içerisinde geçmiş zaman – şimdiki zaman geçişleri de çok hızlı geldi. Bir süre sonra yoruyor bu geçişler.

Ancak şu bir gerçek ki ana karakterin (Delibo değil) yaşadığı serüvenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Onunla üzülüyor, onunla seviniyorsunuz. Hatta yaşadığı psikolojik çıkmazları siz de hissediyorsunuz. Bunu okuyucuya taşıyabilmek pek de kolay birşey olmasa gerek. Murat Uyurkulak‘ın bunu gayet iyi başarabildiğini düşünüyorum. Karakter çok canlı olup önünüzde belirse de kitap içerisinde yaşadığı bazı olaylar çok yüzeysel kalmış. Bazılarına maalesef anlam veremedim. Yazar ya yeteri kadar anlatmamış bazı kısımları ya da daha sonradan kırpmış öyküyü. Bilemedim. Diğer karakterler ile yaşadığı ilişkiler ve psikolojik tepkileri de ilginç doğrusu. Karakter analizinde pek iyi olmasam da davranış psikolojisi açısından verdiği tepkiler gayet mantıklı geldi bana. Adam ağır #platonik, her türlü #absürt golü atabilir bu insanlar.

Kulüpteki arkadaşların şöyle bir eleştirisi oldu: Bu macera Delibo’nun macerası değil ki, neden kitaba böyle bir isim tercih etmiş yazar.

“Onun tercihi, kendisine sormak lazım” dedim ancak henüz soramadık kendisine.

Tartışmanın içeriğini daha fazla açmak da istemiyorum burada çünkü spoliler vermekten çekiniyorum. Son söz olarak, edebi açıdan oldukça kaliteli, merak uyandırıcı bir hikaye okumak isteyen herkese Delibo‘yu öneririm.

İyi okumalar…