Sürekli eleştirmek ama sadece eleştirmek !

Mayıs 1, 2021 0 Yazar: admin

Merhaba,

Ne kadar kolay değil mi sürekli başkalarını eleştirmek? Üstelik bunu kılını kıpırdatmadan oturduğun yerden yapmak. Yönetenleri “kötü” yönettiği için, muhalefleri “kötü” muhalefet yaptığı için, sivil toplum kuruluşlarını “kötü” işler yaptıkları için, meslektaşlarını, komşularını…. Herkesin “kötü” bir tarafı var nasılsa…

Bu davranış paternine sahip insan kolay kolay aynaya bakmaz. “Ben ne yapıyorum acaba?” diye sormaz. Böyle bir endişesi hiçbir zaman olmamıştır. Olması da beklenmez çünkü narsist kişilik öğeleri barındırıyordur karakterinde. Hatta bazıları tam narsisttir.

Kendisini “en iyi yapan, en çok çalışan, konunun hakimi” falan sanıyordur. İşin aslı hiç de öyle değildir ama öyle düşünür ve inanır. Bu düşünce ve inançla çevresindekileri de yorar, bazılarını zehirler ve maalesef zırhı zayıf olanları dönüştürür. “Dönüşüm” geçiren arkadaşları bunun farkında değildir. Zamanla narsist gibi konuşmaya ve düşünmeye başlar. Hasbelkader yollar ayrılınca dönüşmüş olan “saf” insan neye dönüşmüş olduğunun farkına varır. Zamanla eski haline tekrar evrilir. Bu “saf” insanlardan bilinçli bir ayrılık kararı beklemek de doğru olmaz çünkü başarabilecekleri birşey değildir.

Vardır çevrenizde ilişki şekli böyle olan insanlardan. “Narsist + Saf” birlikteliği çok sık görülen bir birlikteliktir. Narsist, saf’ın diğer insanlardan etkilenmesini istemez, kabul edemez onun yeniden evrilmesini. Çünkü evrilirse kendisinden uzaklaşacağını bilmektedir. “Risk” olarak gördüğü bir durumda hemen alert olur ve tüm silahlarını çıkarır. Saldırmaktan çekinmez, konu ne olursa olsun “risk” olarak değerlendirdiği kişiye saldırmak zorundadır. Görür görmez saldırır. Bunu sürekli yapar. Kabul edebileceği tek şey vardır: Risk kişisi kendisini onaylamalı, düşüncelerini desteklemelidir. Aksi taktirde gitmeli ve uzaklaşmalıdır. İşte bu minvalde mücadele yaşar bazen narsist kişiler. Kırıp dökmekten de çekinmezler. İşin kötü tarafı üzülen hep “saf” olur. Çünkü narsist olana da risk olana da sevgi beslemektedir. Etraf tarumar olduktan sonra da toparlamaya çalışır. Ama her zaman toparlayamazlar çünkü “riskin” karakterine göre değişir bu durum.

Neyse, bir anda ilişkiler yumağında döndü yazımız. Asıl konumuz “sürekli eleştiren” insan idi. Sürekli eleştiren insan için şunları bir liste halinde söyleyebiliriz galiba:

* Hiçbir insanı ya da şeyi tanımaya vakit ayırmaz, anında sınıflandırırlar. = Tanımak için emek sarf etmek, zaman ayırmak gerekir ama bu insanlar aslında tembeldir.

* Kimsenin yaptığı bir işi ya da ürettiği bir şeyi beğenmezler. = Burunları sürekli havadadır.

* Aslında bu işlerin nasıl yapıldığı hakkında bir fikirleri de yoktur. = Kolay olanı tercih etmişlerdir. Hiçbir şey yapmadan sadece eleştirmek.

* Ama bu işi kendileri yapsalar muhteşem şeyler ortaya çıkaracaklarını düşünürler.

* Kötü sonuçlar elde etmekten korktukları için hiçbir şeye bulaşmaz, sadece düşünürler.

* Eleştirdikleri insan kendini kötü hissettiğinde içten içe mutlu olurlar.

* Hiçbir yerde tamamen huzurlu ve mutlu hissetmezler. Sürekli bazal bir gerginlik hissederler çünkü çevrelerindeki herşeyi herkesi potansiyel düşman olarak görürler.

* Ve kısa sürede buluşmalara çağrılmak istenmeyen arkadaş haline gelirler.

* Dalga geçtikleri şeylere genellikle yalnızca kendileri gülerler.

* Kendi eksikliklerinden asla konu açılsın istemezler.

* Çünkü hayattaki en büyük korkuları eleştirilmektir.

* Nadiren birine güzel bir şey söylediklerinde de bunu döver gibi yaparlar. Çünkü aslında söylemek istememekle birlikte sekonder kazançlar elde edeceğini düşündüğü için söylemeye mecbur hissetmektedirler.

* Herhangi bir şeyi kaybettiklerinde, üç gün aralıksız olarak birinci olan kişiyi eleştirirler.

* Birinden hoşlandıklarını fark ettiklerinde, kendilerini o insandan soğutmak için kusurlarını ararlar.

Uzun lafın kısası, “sürekli eleştiren” insan, çok yorucudur ve yıpratır. Şayet saf iseniz sizi de dönüştürür. Her iki ihtimal de zarar vericidir. Bu nedenle varsa çevrenizde “sürekli eleştiren” insan yanında durmanızı tavsiye etmem. Tartışmanızı da önermem. Tartışmalar asla mantıklı bir sonuca varmayacaktır. Kendinizi yormayın ve sizi dönüştürmelerine izin vermeyin.

Görüşmek üzere….